Bugun...


Nuran Zincircioğlu

facebook-paylas
TÜNEDİĞİ DALI KESTİM
Tarih: 29-03-2019 21:42:00 Güncelleme: 29-03-2019 21:42:00


Uzak ülkelerin birinde şahinlere düşkün bir kral yaşarmış. Bir gün krala hediye iki yavru şahin getirmişler. Kral, onların sağlıklı büyüyüp uçmalarını sağlamak için, elinden geleni yapmış. Büyüdükleri zaman sabırsızlıkla beklediği an gelmiş ama gelin görün ki, bir şahin, bahçenin semalarında uçarken öbür şahin, dalından hareket bile etmiyormuş. Kral bunu görmekten hasta olmuş, ülkenin tüm doktorlarına haber salmış. Ama şahin bir türlü uçmuyormuş. Bunun üzerine kral vezirine derhal emir verip, tebaasına bir ferman yollatmış. Şahinini kim uçurursa, onu hemen mükâfatlandıracakmış. Bunu duyan herkes akın akın saraya gelmiş ama şahinde bir hareket yokmuş. Bir gün, zavallı bir çoban saraya gelmiş ve şahinin yanına gitmiş. Aradan saniyeler geçmesine rağmen kral, bahçenin semalarında şahinin uçtuğunu görmüş. Sevincinden ne yapacağını şaşırmış ve hemen çobanı yanına çağırmış ve ödülünü verip bu işin sırrını sormuş. Utangaç çobanın yüzü kızarıp, şöyle demiş:

-Kralım sadece üstüne tünediği dalı kestim, o zaman şahin uçmayı bildiğinin farkına vardı. ”

Her insanın ayağında uçmasını engelleyen görünmez bir dal vardır. Belli bir çevre içinde yaşadığımız için, bu yerin vazgeçilmez olduğuna inanmışız veya inandırılmışızdır.
Gözlerimize at gözlüğü taktığımızdan (ya da taktırıldığından) sadece bellediğimiz şeyleri yapıyoruz. Tabii bu da kolayımıza geliyor. Neden diye sorulduğunda ise, alışkanlık deyip martıya uçmayı öğreten kedigeçip gidiyoruz. Sürekli olarak kendi değerlerimiz, korkularımız ve kısır döngülerimizle yaşadığımızdan bu durum, farkına varmadan bizi esir alıyor ve dışına çıkmak istediğimiz zaman ise
“amaan boş ver” ,
“böyle gelmiş böyle gidecek”
"ben yapamam" demek kolayımıza geliyor. Alışkanlığın dışına çıkmak zordur. Hayallerimiz var ama risk almak istemiyoruz, ailelerimiz gibi yaşamaya devam ediyoruz.
Başarısızlık ve “ El âlem ne der” denilen korku girdabından bir türlü kurtulamıyoruz. Bir gün bu zinciri kırmak lazım, diyoruz ama hep lafta kalıyoruz değil mi? Kıranlara ise imrenerek bakıyoruz, onların ne kadar zorluk atlattıklarını düşünmeden.

Her insanın uçmak için bir potansiyeli var. Sorun bunun farkına varabilmesidir. Bence iki tip insan vardır: Bir kısmı tavuklar gibidir, kanatları kullanılmadığı için körelmiştir. Kendi çevrelerinde bildikleri gibi ‘‘annelerinin yaşam tarzını kullanmaya devam ederek ’’ yaşarlar. Şikâyetlerinin sonu yoktur. Diğer taraftan kendi dalını bırakıp uçarak  bulundukları yerden daha yükseğe uçmayı başaranlar.
Bunlar artık KARTAL olmuşlardır.

Her şey bizim kararımıza bağlıdır: Ya tavuk gibi olup kartallara özenip ama değişiklik yapmadan şikâyete devam edeceğiz ya da kartal olmayı seçip riskleri göz önünde bulundurarak hayallerimizi gerçekleştireceğiz.

Sevgiyle kalın....
Aile İlişki ve Sosyal İletişim Danışmanı
NURAN ZİNCİRCİOĞLU

www.nuranzincircioglu.com
www.chakramerakademi.com.tr

05322381136
2019



Bu yazı 4514 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YUKARI